Pir Haber Ajansı PİRHA 5’inci yaşını kutluyor-VİDEO

0
58

Pir Haber Ajansı (PİRHA), 5’inci yılını geride bıraktı. Aralarında siyasetçi, yazar, Alevi kurum başkanları, analar, pirler ve birçok Alevi yurttaşın olduğu çok sayıda isim, Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk niteliği taşıyan ajansımızın yıl dönümünü kutladı.

Aradan geçen 5 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı başaran, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız 5’inci yılını kutluyor.

OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan Pir Haber Ajansı, tüm baskı ve engellere rağmen 5.’nci yılını geride bıraktı. 5 yıl içinde gerçeklerin karanlıkta kalmaması için sürekli doğruları yazdı ve toplumun sesi olmaya çalıştı.

Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk niteliği taşıyan Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin inanç dünyasından günlük yaşamına, maruz kaldıklarını hak ihlallerine kadar tüm süreklerin sesi olmaya devam ediyor.

PİRHA bu anlamda, ülkenin dört bir yanında devam eden ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin elektriklerinin kesilmesi, cemevlerine korsan hoparlör takılması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiren Alevilere yönelik hak ihlallerini yılmadan ekranlara taşıdı.

Alevi toplumunun sesi olma yolunda hızla ilerleyen PİRHA, internet üzerinden yayın yapmaya 2016’nın Kasım ayında başladı. Kısıtlı koşullara rağmen oluşturduğu muhabir ağıyla görülmeyen, verilmeyen haberlere imzasını attı, atmaya devam ediyor.

AJANS NASIL KURULDU?

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimini bastırma adı altında yaşanan karşı darbe süreci ile gelişen OHAL ve KHK’ler süreci en çok demokratik muhalefeti, dezavantajlı toplumsal kesimleri ve inançları darbelerken bunların kendisini ifade ettiği basın yayın araçları da darbe almaktan kendisini kurtaramadı.

15 Temmuz’dan kısa bir süre sonra 120’yi aşkın gazete, radyo, televizyon Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuksuz bir şekilde kapatıldı. Alevi toplumunun sesini yansıtan Tv10 da bunlardan biriydi.

Tv10 kapatılmadan önce de Alevi toplumunu yansıtan medya organları arasında bir ajans kurma tartışmaları vardı. Ancak kimi imkansızlıklardan ötürü hep ertelendi. OHAL adı altında TV10 da dahil onlarca televizyon, gazete, radyo kapatılınca doğal olarak çok sayıda gazeteci de işsiz kaldı. Ajans fikri bu ortamda olgunlaştı. Bir araya gelen gazeteci arkadaşlar eldeki imkanlarla neler yapılabilirin arayışına girdiler. Bazı arkadaşlar internet üzerinden yayın yapan haber siteleri kurdu, internet televizyonculuğu yapanlar var. Hepsi kıymetli çalışmalar. Alevi medyası içinde hizmet veren, şekillenen arkadaşlar da öteden beri ihtiyaç duydukları Ajansta karar kıldılar. Adeta su akıp yatağını buldu.

KOLAY OLMADI

Bu karar elbette kolay olmadı. Alevi gazeteciliğinin tarihi zaten çok eski değil. Bir ajans deneyimi, tecrübesi de yoktu. Bu bir ilk olacaktı. Bunun için maddi imkanlar da çok sınırlıydı. Öte yandan diyelim ki ajansı kurdun haberlerini yaptın. Bu haberleri kime servis edebilirdin ki?

Ortada ne haberini servis edebileceğin bir radyo, ne bir gazete ne de bir televizyon kalmıştı. Hepsi mevcut baskıcı rejim tarafından kapatılmış, kapılarına mühür vurulmuş, TV10’na yapıldığı gibi varlıklarına da el konulmuştu.

Böylesi koşullarda birçok risk göze alınarak kuruldu Pir Haber Ajansı. Toplumumuzun da beklentileri, gerçeğe ulaşma talepleri vardı. Gazetecilik refleksi bu toplumsal beklentilerle buluşunca işe koyulduk. Uzun tartışmalar sonucu Pir Haber Ajansı’nda (PİRHA) karar kılındı. Bildiğiniz gibi ‘Pir’ kavramı yaşlı bilge anlamına gelir. İnancımızda yol gösteren, yola öncülük yapan, yolu sürdürerek kuşaktan kuşağa taşıyan, yola hizmet eden anlamına gelir. En son bu anlamı derin isimde karar kılındı.

YAYIN POLİTİKAMIZ

Yayın politikası üzerine yapılan tartışmalarda birkaç ana ilke üzerinde duruldu. Her şeyden önce Alevi toplumunun en temel beklentisi olan demokratikleşme talebinde ısrar edilecekti. Bu çerçevede çaba harcayan tüm toplumsal kesimlerin kendini ifade edebileceği bir yayın politikasını esas alacaktı.

Demokratik toplumsal varlığına, özerk yaşamına, kendi kendisine yeten ve kendi sorunları ne olursa olsun kendi öz dinamikleriyle çözme karakterine sahip yapısına saygılı yaklaşacaktı. Bu anlamda sömürü mekanizmalarından, zulmü esas alan iktidar odaklarından uzak duran, koşullar ne olursa olsun mazlumun ve emeğin yanında duran karakteri bir yayın ilkesi olarak benimsenecekti. İnancımızın “Yol bir sürek bin bir” düsturu esas alınarak ülkemizdeki inanç ve etnik çoğulculuk başta olmak üzere farklılıklarımız zenginliğimiz olarak kabul edilecek, bu temelde yayın çizgimize yedirilecekti.

Bu esaslar üzerinden “Kadın Alevidir” denildi. “Çevre Alevidir” denildi. “Emek Alevidir” denildi. “Çocuk Alevidir” “Yaşam alanı bulamayan diller Alevidir” denildi. Egemen zihniyet tarafından yok sayılan, asimilasyona tabi tutulan, yaşam alanı daraltılan ne varsa bu ajansta kendisini ifade etme koşullarını elde etmelidir denildi.

BİR KAÇ KİŞİ BİRARAYA GELEREK İŞE KOYULDUK

Küçük bir ofiste birkaç arkadaş bir araya gelerek işe koyulduk. Bir ajansın üç beş kişiyle yürütülemeyeceğinin elbette farkındaydık. Ancak ne mali ne teknik ne de başka imkanlarımız vardı. Ama “Kervan yolda dizilir” misali bir başlayalım dedik.

Önümüzde bir TV10 örneği vardı. Ciddi bir ihtiyaca cevap verdiği ve topluma gerçekten dokunduğu için Aleviler onu lokmalarıyla sahiplenmiş gün gün gelişmesine katkı sunmuştu. Biz PİRHA da TV10 gibi toplumumuz tarafından kabul gördü, sahiplenildi.

HERKES DOĞAL MUHABİRİMİZ

İnsanlar, kurumlar, faaliyetlerini, kamuoyuna yansımasını istedikleri eylem ve etkinliklerini ajansımız üzerinden yansıtma çabası giderek gelişiyor. Bu anlamda muhabir ağımız hızla yaygınlaşıyor. Yayın ilkelerimizi benimseyen herkes doğal muhabir ağımızın bir parçası durumunda.

Şu anda Çukurova, Adıyaman, Dersim, Ankara, İzmir, Antalya gibi merkezlerden düzenli haber akışımız var. Amasya, Çorum, Tokat gibi Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde ise kısmen iletişim kurduğumuz ilişkiler üzerinden gelişiyor. Bunların zamanla daha sistemli bir hal alacağına inanıyoruz.

Böylesi koşullarda gazetecilik yaparken işimizin kolay olmadığını biliyoruz. Bu toplumun sorunları aynı zamanda bizim de sorunlarımız. Gazetecilik anlamında yaşadığımız zorluklar, zorlanmalar toplumsal zorlanmalarımızın bizdeki yansımalarıdır. Bunun farkındayız. Bir gün aydınlık bir ülkeye uyandığımızda bunda küçük de olsa bir parça katkımız olmuş ise vicdanen kendimizi iyi hissederiz.

(HABER MERKEZİ)

                                                                                             <br>

Bir Cevap Yazın