Kete: Hakk aşkına bu zulümden vazgeçin!

0
68

Dersim’de bulunan Ana Fatma ziyaretine CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından peyzaj çalışması adı altında aslan heykeli dikilip, adının yazılı olduğu tabela konulmasına tepki gösteren Şeyh Çoban Ocağı evlatlarından Zeynel Kete, ziyaretlerin, özelde de Ana Fatma ziyaretinin kadın kutsallığının mekanı olduğunu belirtti. Kete, “Bizler toprağa bir ağaç dikerken bile rızalık alırız, bu kutsal mekanı şantiye haline, turistik tesis haline getirirken kimden rızalık aldın? Analarımızın buna razı olmayacağını hiç düşündün mü? Bu zulüm niye?” diye sordu.

Dersim başta olmak üzere Alevilerin kutsalları üzerinde tahribatlar devam ediyor. Son olarak Dersim’de bulunan Ana Fatma ziyaretine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından peyzaj çalışması adı altında aslan heykeli dikilip, adının yazılı olduğu tabela konuldu.

Tepkiler üzerine tabela kaldırılırken, aslan heykeli yerinde duruyor.

Konuya dair Şeyh Çoban Ocağı evlatlarından Zeynel Kete, PİRHA‘nın sorularını yanıtladı.

Munzur Gözeleri başta olmak üzere ocak ve ziyaretler ‘peyzaj’ çalışması adı altında özünden uzaklaştırılıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ziyaretlerin inançtaki yeri nedir?

Zeynel KETE: Alevi inancında kom olmanın, cıvatın, cemal cemale gelmenin, inancın yeniden canlanmasında, akışkan olmasında mekânın, jiyar u diyarların önemi büyüktür. Hakikatin, kültürün, inancın, dilin, geleneğin, tarihin yeni kuşaklara aktarıldığı mekanlardır. Ziyaretler bir toplumun ikrar ve rızalık esası üzerine yaşamasının canlandığı yerlerdir. Jiyarlarımız, kutsal mekanlarımız Hakk’ın cemalidir.Zamanın ve mekânın ruhuna uygun yaşam ikrarlı yaşamdır. Toprak mülk değildir. Hérda Dewreştir, Hakk’ın görünür olduğu yerdir, kimliktir, Ana mezındır ( Büyük Ana). Her şeyden önce Ana Fatma’nın mekanıdır.

“ZİYARETLERİMİZ GEÇMİŞİN ANDA BİRLEŞTİĞİ YERLERDİR”

-Ana Fatma ziyaretine de beton dökülüp müdahale edildi.

Beton dökülerek meftun edilen mekan Ana Fatma’nın cemalidir, nurudur. Ana Fatma ziyareti bizim için Ana kadının kemaleti karşısında dar-didar olduğumuz, inancımıza yönelik özümüzü dara aldığımız, tutum belirlediğimiz mekandır. Bu mekanlar bizi nahaktan uzaklaştıran Hakk’a yakın eden mekanlardır. Buralarda kendi toplumsallığımızı kutsarız.

Ziyaretlerimiz yaşam ölçülerimizin sürekli yenilendiği, geçmişin anda birleştiği yerlerdir. Hele bu mekânın bir kadın ziyareti olması daha da önemlidir. Buraya beton dökülmesi eril zihniyetin kadının bilgeliğine, özgürlük arayışına, nuruna, tahammülsüzlüğün göstergesidir.

“SIRADAN BİR İŞ OLARAK GÖRÜLMEMELİ”

-Bu sıradan bir peyzaj çalışması mıdır?

Kesinlikle değildir. Yaşam kaynağımız olan, yeniden doğuşun, varoluşun, kendinden var eden, Xweza (kendinden doğuran), kadın ( jin) yaşamın varoluşu sembolü olan bir mekana beton dökülmesi nahak zihniyetin sıradan, rastgele, hizmet için yaptığı bir iş değildir.

En kutsalımız olan, mürşid-i makam olan, kendinden doğuran, var eden, güneşin sembolü olan kadın ve yaşam anlayışına, bilgeliğine, eril zihniyet Hakk kapısına, planlı, hesaplı, amaçlı ‘beton döktüm, dondurdum’ demek istenmiştir.

Dersim 38 Katliamı sırasında önce kutsallara, ziyaretlere, ocaklara, ocak pirlerine yönelmeleri boşuna değildi. Bu kutsallar binlerce yıllık hafızamız, arşivimiz, bizi biz yapan değerlerimizdir. Bir toplum bu kültürel değerleri ile var olur.  Toplumsallığımız bu mekanlarda canlanır. “Beton dökme” deyimi, varlığını, toplumsallığını dondurma, yok etmedir.  Toplumsallık yok edildi mi kültürde yok olur. Rêya Hakk Alevi inancında politik, kültürel bir direniş hattı vardır. Aynı zamanda zulme karşı mücadele ederken, ikrar tazelediğimiz mekanlardır. Yeniden dirilişin mekanlarıdır.

“BU KUTSAL MEKANA YÖNELİK YAPILANLAR ERİL ZİHNİYETLE İLGİLİDİR”

-Alevi inancında doğa ne anlama geliyor, son dönemlerde kutsal mekanlara yönelik saldırıların nedeni sizce nedir?

Rêya Hakk Alevi inancında doğaya müdahale, iktidar kurma, denetim altına alma yoktur. Doğa nesne değildir yaşamın kendisidir. İlk dönemlerde kadın doğa ile özdeş tutulmuştur. Doğa ile bu uyumlu ilişki Nahak zihniyetin yaşam alanını daraltan ilişkidir. Doğa üzerinde, kutsallar üzerinde erkek iktidarı belirleyici olunca kadın toplumda düşürüldü.

Bugün bu kutsal mekana yönelik yapılanlar bu eril zihniyetle ilgilidir. İktidarcı, tekçi zihniyet Gürsel Erol üzerinden kutsallarımızı özelleştirilmiş, mülk haline getirmiş, değerlerimiz üzerinde güç kullanmıştır. Toplum bütün değerleri ile beraber, doğası ile beraber çarmıha gerilmiştir. En kutsala yönelmek bir kişinin aklı değildir. Ortada örgütlü bir güç söz konusudur.

“YANLIŞ YAPTIĞINIZI KABUL EDİN VE ANA FATMA’NIN DARINA DURUN”

-Benzer tabloyu son yıllarda bir çok ziyarette görüyoruz. İsimler kazıtılarak reklam da yapılıyor. Bu konuda ne demek istersiniz?

Gürsel Erol’a seslenmek isterim. Bu kadar zulüm niye? Bizim yol ulularımız bu kutsal mekanlara bir çöp bile taşımayıp, sadece bu mekanlarda teberik niyetine toprak götürürlerdi. Teberik alınmasını engellemenizin altındaki ruh hali ne ola ki?

Bizler toprağa bir ağaç dikerken bile rızalık alırız, bu kutsal mekanı şantiye haline, turistik tesis haline getirirken kimden rızalık aldın? Analarımızın buna razı olmayacağını hiç düşündün mü?

Binlerce yıldır bu mekanlarda ayağımız toprak yüzü gördü. Hava, su, ateş ve toprak ikrarlaştı. Bedenimiz ruhumuz, çar anasıra ikrar ve rızalık verdi. Ateşi, suyu, toprağı betona gömmenin manası nedir? Bu nefsani hırs niye? Binlerce yıllık toplumsal hafızamızı betona gömerken, binlerce yıllık birikimi yığına mı çevirmeyi düşündünüz?

Hakk aşkına, pir aşkına, anaların verdiği lokmaların, uyandırdığı çerağların aşkına hizmet diye tanımladığımız bu zulümden vazgeçmesi çağrısında bulunuyorum.

Hiç mi anaların yakarışı aklınıza gelmedi. Sabah güneş doğarken ” Ya Tîja Ana Fatma, Ya Tîja Hometé ” sozlerini ne tez unuttunuz. Yol ulularından, pirlerden hiç mi lokma almadınız, hiç mi Hakk kelamını dinlemediniz? Bizler biliriz ki hakikat bin bir donda on sekiz bin alemde kendini gösterir, ne beton nede başka bir şey hakikati gizleyemez. Yanlış yaptığınızı kabul edin ve Ana Fatma’nın darına durun.

“BU ŞANTİYEYİ HİÇ Mİ GÖRMEDİK?”

-Bu konuda başta Dersim halkı ve kurumları olmak üzere Alevilerin yeterli tepki verdiğini düşünüyor musunuz?

En başta şu sorunun cevabını vermek lazım. Bu şantiyeyi hiç mi görmedik?

Bütün bunlar yaşanırken Ana Fatma jiyarı şantiye halindeyken bu coğrafyada yaşayan Dersimliler, halkın iradesini temsil ettiklerine inanan siyasiler, seçilmişler, Munzur, Dersim, Ana Fatma ile ilgili söz kuranlar, deyiş söyleyenler, yazanlar, çizenler, ocak evlatları, sanatçılar, hepimiz bu zulmat deryasının kirine pasına bulanmışız.

Zaman Hakk kelamını dile getirmenin zamanıdır. Analarımızın yüzüne bakabilmek için, tarihe iz bırakmak için, hep birlikte söz söylemenin, gayret etmenin zamanıdır. Bu kutsal mekan aslına dönmeli.

‘Bu coğrafya çok zulüm yaşadı, çok ihanet gördü, her gün her saat jiyar ve diyarlarımız acı keder içindedir’ diyerek irlikte cem olup Ana Fatma’nın darına durmanın zamanıdır.

Diren KESER/ADANA

İLGİLİ HABERLER:

Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdırGürsel Erol yazılı tabela kaldırıldı

 

Bir Cevap Yazın