Ana Sayfa Haberler Abdal Musa Dergahı postnişini: Ülkemizi Afganistan gibi yapma hayali kurmasınlar -VİDEO

Abdal Musa Dergahı postnişini: Ülkemizi Afganistan gibi yapma hayali kurmasınlar -VİDEO

0
Abdal Musa Dergahı postnişini: Ülkemizi Afganistan gibi yapma hayali kurmasınlar -VİDEO

İktidarın cemevlerini gezmesini ve zorunlu din dersleri ile laiklik üzerine konuşan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Türkiye’de laiklik yok. Laikliği benimsemiş olsa okulda ne işi var din dersinin? Din toplulukların, cemaatlerin işidir. Milli Eğitim gibi bir kurumda din dersinin işi olamaz. Kimse ülkemizi Afganistan gibi, İslam ülkesi gibi yapmaya da çalışmasın, izin vermeyiz” dedi. 

İktidarın belirlediği heyetin cemevlerini gezmesini ve devletin Sünnilik dışındaki inanca sahip vatandaşlara yönelik bir dayatması olan zorunlu din dersleri ile laiklik üzerine konuşan Abdal Musa Dergâhı postnişini Hüseyin Eriş, Alevilerin her dönemde ezildiğini ancak hak ve özgürlükleri savunmaktan asla vazgeçmediklerini belirtti.

İktidarın cemevlerini gezmesinin altında, yapılacak seçimler için Alevilerin oylarını kazanma faydacılığının yattığını da söyleyen Eriş, iktidarın laikliğe çok zarar verdiğini ve şeriata dayalı bir yönetim kurmaya çalıştığını aktardı.

“ALEVİLER OLARAK CİDDİYE ALINMAK İSTİYORSAK İRADİ BİR GÜÇ OLMALIYIZ”

Alevilerin birlik beraberlik içerisinde olması gerektiğini dile getiren Eriş, Alevilerin her dönemde çok ezildiğini ve büyük bedeller ödediğini ifade etti.

Eriş, “Gezi Direnişi’nde, hak ve özgürlüklerin savunulduğu, doğaya ve çevreye sahip çıkanların direnişinde… Kısaca nerede bir hak ve özgürlük savunuculuğu varsa orada Alevleri görüyoruz. Kendimizle övünmeyelim ama ‘İyi ki Aleviler var’ diyoruz zaman zaman. Ama bozulduğumuz da bir gerçek. Onu da mutlaka Alevi önderlerinin, dedelerinin, kurumlarının tartışması lazım. ‘Biz ne yapıyoruz?’ deyip kendi özel, ufak tefek çıkarlarından vazgeçip, bu yolun çıkarını ön plana alarak hak ve özgürlükleri, çocuklarımızı düşünerek bir araya gelmesi gerekiyor. Mutlaka birlik olmamız lazım ki sesimizi duyurabilelim. Ciddiye alınmamız için bu şarttır. Bunu canı gönülden söylüyorum” diye konuştu.

“CEMEVLERİMİZ YASAL STATÜYE KAVUŞSUN GERİ KALAN HER ŞEYİ BİZ YAPARIZ”

İçişleri Bakanı’nın yardımcısının kendilerini de ziyaret ettiği bilgisini veren Eriş sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bize de geldiler. Bizim kültürden birisi ziyareti gerçekleştiren bakan yardımcısı. Bektaşi kökenli, yol, erkan sahibi birisi. Geldi buraya ihtiyaçlarımızı sordu. Birinci söylediğimiz şey, ‘Sayın Bakanım şu bizim cemevlerimizi yasal bir statüye kavuşturuver. Bu bizim birinci istediğimiz, gerisi teferruat olur.’ dedik. Geri kalan her şeyi biz yapabiliriz. Bazı şeyler istedik ama bunların olmayacağını da biliyoruz. Son dönemlerde böyle gezilerin yapılıyor olması, iktidarın sıkıştığını gösterir. ‘Alevilerden de bir şeyler kopartabilir miyiz?’ diye düşünüyorlar. Onları ufak tefek bölebilir miyiz, diye bunlar yapılıyor. Bunlara çok itibar etmiyoruz.”

“1826’DAN SONRA TÜM ALEVİ DERGAHLARINA NAKŞİLER ATANDI”

1826’dan sonra asimilasyon politikaları kapsamında Anadolu’da, Balkanlarda ve Ortadoğu‘daki bütün Alevi Bektaşi dergahlarına özellikle Nakşilerin ve başka tarikat şeyhlerinin de atandığını söyleyen Eriş, “Buraya Abdal Musa Dergahı’na da Nakşiler atandı. Hacı Bektaş’a, Mehmet Ali Hilmibaba adıyla Nakşi Şeyh atanıyor. Orada bu öğretiyi gördükten, yaşadıktan sonra kendisi Nakşilikten vazgeçip Bektaşi oluyor ve dede babalık makamına kadar yükseliyor. Bugün İstanbul’da Şah Kulu Sultan Baba Dergahı’ndadır Mehmet Ali Hilmibaba” şeklinde konuştu.

“BİZ ALEVİLER, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN SAVUNUCUSUYUZ”

Alevilerin hak ve  özgürlükleri, kadını, hukuku, doğayı ve güzel olan ne varsa o değeri savunan bir kültüre sahip olduklarını vurgulayan Eriş şunları kaydetti:

“Topal aksak yürüyoruz ama önemli olan bütün halkımıza hizmet sunabilmek ve hakkı, hukuku, özgürlükleri anlatabilmektir. Bizim inancımıza tarih boyunca egemenler tarafından pek hoşgörüyle bakılmamıştır. Çünkü burada paylaşmak vardır, burada hoşgörü vardır, burada eşitlik vardır, hak ve özgürlükler vardır. Bu yüzden de bizler her zaman düzenin silahının ucunda olmuşuz, bundan sonrada o şekilde devam edecek.”

“TÜRKİYE LAİK  BİR ÜLKE DEĞİL, LAİKLİĞİ YOK ETTİLER”

Türkiye Cumhuriyeti devletinin laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak kurulduğunu ancak günümüzde laikliğin yok edildiğini belirten Eriş şunları aktardı:

“Türkiye’de laiklik var mı sizce? Devletin görevi nedir? İnançlara eşit şekilde bakıp onları birbirine ezdirmemek, kırdırmamaktır. Azınlıkları çoğunluklara ezdirmemektir devletin görevi. Laiklik dediğimiz olay budur. Dolayısıyla bugün hala Türkiye Cumhuriyeti’nin laik olduğunu düşünüyor muyuz? Hayır değil. Düzen laikliği benimsemiyor ki. Laikliği benimsemiş olsa okulda ne işi var din dersinin? Din, Allah’la kul arasındadır. Din toplulukların, cemaatlerin işidir. Yani Milli Eğitim gibi bir kurumda din dersinin işi olamaz. İslam şeriatının nasıl olduğunu dünyadaki birçok ülkede görüyoruz. Bugün en son örneğini Afganistan’da görüyoruz. Kesen de Müslüman kesilen de Müslüman. Bunları anlamakta çok zorlanıyoruz. Bana göre İslam dünyasının kendi içinde İslam şeriatıyla yüzleşmesi lazım. Kendi hak ve özgürlüklerini, Kuran’da ki yasalarını akıl süzgecinden geçirip biz ne yapıyoruz diyebilmesi lazım. Bu ne ile olur? Bilimle olur, ilimle olur, fikir sahibi olmakla olur. Eğer bu böyle devam ederse bizim İslam dünyasında çok daha kan dökülür. Daha çok çağdaş denilen emperyalist ülkeler bizi döver. Daha çok varımızı, bütün zenginliklerimizi, haysiyetimizi, onurumuzu elimizden alacaklar. Bu yüzden aklımızı başımıza toplamak gerekir. Eğip bükmeye gerek yok. Bizim şeriatla yüzleşmemiz gerekiyor her şeyden önce.”

“KİMSE BU ÜLKEYİ AFGANİSTAN GİBİ YAPACAĞIM DİYE HAYAL ETMESİN”

Türkiye’de yaklaşık 150 yıldır eksikte olsa bir demokrasi deneyimi olduğunu söyleyen Eriş, “Biz çok bedeller ödedik. Ve bugün az ya da çok belli haklarımızı aldık. Belli kazanımlar sağladık. Kimse laiklikten vazgeçmeye kalkmasın. Kazanımlarımızdan asla taviz ve ödün vermeyiz. Kimse bizi bir Afganistan gibi veyahut bir İslam ülkesi gibi yapmaya çalışmasın. Bu tür hayaller kurmasın. Biz çağdaş dünyaya ayak uyduran, demokrasiyi özümsemiş, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak kalmaya devam edeceğiz. Gerekirse bunun bedelini de yine ödeyeceğiz” dedi.

Cebrail ARSLAN/Tekke Köyü-ANTALYA

                                                                                             <br>

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: