‘Alevilere yönelik nefret suçlarında resmi ideolojinin etkisini görüyoruz’

0
30

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, nefret suçlarına en çok Alevilerin maruz kalmasına ilişkin konuştu. Türkdoğan, Türkiye’de mevcut ceza yasasında sadece 5 maddede nefret suçları düzenlenmiş. Bunlar yetersiz. Ayrımcılığın temelleri arasında ‘inançsızlık, farklı mezhep’ kavramı geçmediği için kapsayıcı olmuyor. Sonucunda ise Alevilere yönelik nefret söylemi hukuksal anlamda karşılığını bulmuyor” dedi.

İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin “Türkiye’de Din veya İnanç Temelli Nefret Suçları 2020” raporunda, en çok Alevilerin nefret suçlarına maruz kaldığı vurgusu yapıldı.

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin yayımladığı rapordaki tespitlere ilişkin konuştu. Türkdoğan, Alevilerin Türkiye’de sayısal olarak ciddi bir nüfusa sahip olduğuna işaret ederek “Geniş nüfusa rağmen en çok dışlananların başında Aleviler geliyor” dedi.

NEFRET SUÇLARINDA RESMİ İDEOLOJİNİN ETKİSİ!

Öztürk Türkdoğan, iktidarın, farklı inançlara yönelik bakışına işaret ederek şunları söyledi:

“Türkiye’de resmi ideoloji Sünni Müslümanlığın devletleşmiş halini benimsiyor ve bunu da Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile yürütüyor. Böyle olunca Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri resmi olarak kabul edilmiyor. Alevilerin sadece inançla ilgili talepleri değil, aynı zamanda Aleviliğin kültürel yanı da oldukça gelişmiştir. Bu bakımdan Alevilerin talepleri kabul edilmediği için onlara dönük her türlü dışlayıcı, aşağılayıcı söylem, bir nefret söylemi olarak karşımıza çıkıyor. Burada da resmi ideolojinin etkisini görüyoruz.

Ayrıca Aleviler zorunlu din derslerine itiraz ettikleri için, Alevi çocukları, zorunlu din dersi uygulamasına maruz kaldıkları ve karşılaştıkları muameleler nedeniyle de nefret söylemine maruz kalıyorlar.”

“NEFRET SUÇLARININ BİRÇOĞU GÖRÜNÜR OLMUYOR”

Avukat Öztürk Türkdoğan, iktidar tarafınca Alevilere yönelik nefret suçlarının gizlendiği ihtimaline dair de konuştu. Türkdoğan, Türkiye’de mevcut ceza yasasında sadece 5 maddede nefret suçlarının düzenlenmiş olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Nefret suçlarına dönük yapılan düzenlemeler yetersiz. Ayrımcılığın temelleri arasında inançsızlık, farklı mezhep kavramı geçmediği için bu nedenle de kapsayıcı olmuyor. Olmadığı için de Alevilere yönelik nefret söylemi bazen hukuksal anlamda karşılığını bulmuyor. O nedenle bütün bu yasaların yeniden düzenlenmesini, nefret suçlarının ise apayrı bir başlıkta düzenlenmesini ve nefret söyleminin yasaklanmasını istiyoruz. Bunun için de Anayasada ayrımcılığın temellerinin sayıldığı, yani anayasanın 10. Maddesinde Aleviler gibi farklı inanç ve kültürlerin eşit olduğunu belirten genel bir eksikliğin giderilmesi gerekiyor. Yani bu durum inançtır, inançsızlıktır, kültürel davranıştır, bunu çeşitlendirebilirsiniz. Çünkü Alevilerin hepsi kendisini sadece bir inanç biçiminde tanımlamıyor. Aleviliği bir tür kültürel yapı olarak da tanımlayan var.

Nefret suçlarının birçoğu açığa çıkmıyor. Çünkü insanlar, yasal koruma altında olmadığı için birçok nefret söylemi, şikayet konusu olmadığı için açığa çıkıp görünür olmuyor.”

“ALEVİ TOPLUMUNUN TALEPLERİNE DESTEK OLUNMASI GEREKİR”

Nefret suçlarının ortadan kalkması için kamuoyuna düşen görevleri de sıralayan Öztürk Türkdoğan, son olarak öneride bulundu:

“Öncelikli yapılması gereken, Türkiye’deki bütün farklı inançların, farklı etnik ve dil gruplarının yasal koruma altına alınması olmalı. Çözüm yolu buradan geçer. Alevi örgütlerinin talepleri var. Onların eşit yurttaşlık talepleri var. Bu taleplere destek olunması gerekir.”

Eren GÜVEN/ANKARA

Bir Cevap Yazın