ABF Başkanı Güzelgül: Hasret’in anıtı kaldırıldığı yere dikilmeli, nefret diline son verilmeli

0
118

PİRHA – Dersim’de Düzgün Baba Cemevinde Hasret Gültekin anıtına ilişkin yaşanan tartışmalara ilişkin bir açıklama da Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül’den geldi. Güzelgül, Hasret Gültekin’in heykelinin kaldırıldığı yere dikilmesi ve ortaya çıkan nefret dilinin son bulması çağrısı yaptı. 

Dersim Nazmiye’de Düzgün Baba Cemevine Hasret Gültekin’in anıtının dikilip daha sonra kaldırılması sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin bir açıklama da Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’den geldi.

Güzelgül, “Hasret’in anıtı, Düzgün Baba’da kaldırıldığı yere dikilmeli; ortaya çıkan nefret diline son verilmelidir’ başlığıyla yaptığı açıklamada, Sivas Katliamı’nda yakılarak hayatını kaybeden Hasret Gültekin’in anıtının, Dersim, Nazımiye Düzgün Baba Cemevi bahçesinde yerinden kaldırılması ve sonrasında yapılan tartışmaların Alevileri yaraladığını ve yaralamaya devam ettiğini belirtti.

“ANITIN KALDIRILMASI ŞEHİT AİLELERİNİ ÜZMÜŞTÜR”

ABF Başkanı Güzelgül’ün yaptığı açıklama şöyle:

“Açıkça ifade etmeliyiz ki; Sivas’ta vahşice katledilen 33 canımızı bağrında taşıyamayacak hiçbir kutsal mekân yoktur! Kutsallık, adaletle, vicdanla, sevgiyle, aşk ile birlikte yol yürür. Kutsallık ve Alevilik adına kurulmuş hiçbir güzel cümle, o anıtın oradan kaldırılmasını haklı çıkaramaz. Hasret’in Düzgün Baba’ya dikilen anıtının kaldırılması, Alevilerin ve şehit ailelerinin yaralarını kanatmıştır.

Alevilerin kutsal değerleri, kutsal mekânları vardır. Aleviler kutsallarına saygı duyar. Bununla birlikte; Kerbela’dan günümüze tüm acılarımızı da kutsal kabul ederiz. Yaralarımızı kutsal bir emanet gibi saklarız. Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz 33 şehidimiz de bizim kutsalımızdır.
Bununla birlikte; Hasret Gültekin ve Sivas’ta şehit düşen canlarımız; bu mekânları, bu inancı, bu yolu, bu dili yok etmeye çalışan zalimlerin yaktığı yangının içinde kalmışlardır. Onlar, bu dünya için, insanlık için sevgi istiyordu, barış istiyordu, eşitlik istiyordu. Onlar, ne sen ben farkı, ne zengin fakir farkı olmasın diye; insanca bir yaşam için emek üretiyorlardı. Kutsallıktan söz edeceksek, tüm bunlar kutsaldır.

“BİRAN ÖNCE BU SALDIRGAN YARALAYICI DİLE SON VERİLMELİ”

Bir an önce hiçbir yeni söz üretmeden Hasret’in anıtı kaldırıldığı yere yeniden dikilmelidir. Hakk’ın, hakikatin sahibi Düzgün Baba, Hasret’i bağrına alacaktır. Öte yandan, gerek bu anıtın kaldırılmasını savunanlar, gerekse kaldırılmasına karşı çıkmak için söz söyleyenlerin her sözü, Alevilerin yüreğine hançer gibi batmaktadır. Sosyal medya üzerinden bu tartışmanın tarafı Aleviler; Alevileri, Aleviliği tüketen sözler söylemektedir! Bir an önce bu saldırgan, yaralayıcı dile son verilmelidir. Diline sahip olmak Alevi yolunun inancının en büyük düsturlarından biridir.

Tartışmanın bir başka yönü de, dışlayıcı ifadelerin kullanılmasıdır. Kutsallarımız da, cemevlerimiz de tüm Alevilerindir. Kimse bu mülkün sahibi gibi davranamaz. Kimse, kimseyi dışlayamaz! En büyük ibadeti birlik ve muhabbet olan Alevilerin, bunu tersinden işletmesi ancak zalime hizmet eder. Hiçbir Alevinin dilini birbirine Zülfikar olarak kullanma hakkı yoktur. Aslolan bir gönüle girmektir. Birbirimize ve insanlığa güvercin; zalime karşı Zülfikar olmayı başarabilmeliyiz.

“SÖYLENEN SÖYLENDİĞİ İLE KALSIN ARTIK GÖNÜLLERİ BİRLEYELİM”

Artık söylenen söylendiği ile kalsın ve gönülleri yaralayan yeni bir kem söz kimse söylemesin. Düzgün Baba ve tüm pirlerimiz, ulularımız, kutsallarımız adına; gönülleri birleyelim, sözümüzü güzelleştirelim, gönülleri pak edelim. Alevilik felsefesi, görüşü, inancı evrensel bir inançtır, cümle insanlığın hizmetinde, barışın, kardeşliğin yolunda, bu inancımızın çerağını geleceğe doğru, söndürmeden taşıyalım. Cümle canlara aşkı niyaz ederim.” 

PİRHA/ İSTANBUL

Bir Cevap Yazın