Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği, Bektaşilerin haklarının verilmesini engelliyor

0
144

PİRHA- Makedonya’da Bektaşi varlığı hala yok sayılıyor. Bektaşiliği Sünni İslam içinde eritmek isteyen Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği, Bektaşilerin haklarının verilmesi konusunda hala engel teşkil ediyor. Makedonya İslam Dini Birliği’nin Türkiye’de Diyanet İşleri Birliği ile işbirliği içinde olduklarını belirten Yazar Ayhan Aydın, bu kurumun Makedonya’da başta Bektaşiler olmak üzere farklı Sünni tarikatların da tepkisini çektiğini kaydetti. 

Makedonya’da İslam diniyle ilgili çalışmaları organize etmek üzere kurulan ancak ülkedeki Bektaşi varlığını yok sayan, Bektaşileri Sünni İslam içinde eritmek için her fırsatı değerlendiren Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği, bu ülkede Müslümanları temsil eden tek yasal kurum.

Harabati Baba Tekkesi’nin işgaliyle gündeme gelen kurum, ülkedeki farklı sesleri, farklı inanç yapılarını da yok sayan, tartışmalı kararları ve uygulamalarıyla başta Bektaşiler olmak üzere farklı Sünni tarikatların da tepkisini çekiyor.

Vakıf arazileri, tekke varlıkları, cami yapıları gibi maddi yönden de önemli bir gelirin üzerine oturan Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği’nin Bektaşi varlıklarına el koyma, Bektaşilerin kendi doğal inanç ve ibadet sistemlerini yok sayma girişimleri sonucunda 480 yıllık Harabati Baba (Sersem Ali Dedebaba) Tekkesi uzun yıllardır işgal altında bulunuyor.

“HARABATİ BABA TEKKESİ’NİN MEYDANEVİNE HOPARLÖR TAKIP EZAN OKUYORLAR”

Konu hakkında PİRHA‘ya bilgi veren Yazar Ayhan Aydın, şunlara dikkat çekti:

Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği görevlileri Tekke’nin meydanevine hoparlör takıp yıllardır zorla beş vakit ezan okuyup, namaz kılınması için yetkilerini kullanıp Tetova’daki ahaliye psikolojik baskı yapmakta, Harabati Baba Tekkesi’nin arazilerini de işgal edip tarlalarını mezar alanı olarak parayla satmakta ve bundan büyük bir gelir elde etmektedir. Tekke’ye gelen ziyaretçilere büyük engeller çıkarmak, Bektaşiler arasında ikilik yaratmak, bir kısmını yanına çekmek için farklı hamlelere girişmek, yıllardır uygulana gelen baskı ve asimilasyon çalışmalarından sadece bir kaçıdır.”

“KUZEY MAKEDONYA İSLAM DİNİ BİRLİĞİ, BEKTAŞİLERİN HAKLARININ VERİLMESİNİN ÖNÜNDE ENGEL”

Bektaşilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru sonucunda, 2018’de mahkeme tarafından alınan kararlarla Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği’nin tüm engellemelerine rağmen, Makedon Devleti’ni uyararak; ülkedeki Bektaşilerin özgürce örgütlenip, farklı kurumlar altında inanç ve ibadetlerini yapabileceklerine hükmettiğini hatırlatan Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın müdahil olduğu, Alevilerin haklarının verilmesi konusunda Türkiye’nin olumsuz tavırları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurulmuştu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Alevilerin lehine verdiği kararlar yıllardır Türkiye tarafından uygulanmadığı gibi, ne hikmetse Makedonya’da da, Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği de Bektaşilerin haklarının verilmesi konusunda engel teşkil etmektedir.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDELER”

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği her konuda çok yoğun işbirliği içindeler. Her iki ülkede yaşanan bu durum bir tesadüf olabilir mi?
İktidarını korumak için, baskı, korkutma ve başka yollara da başvuran Kuzey Makedonya İslam Dini Birliği’nin eski muktedir başkanı “Reis-ul Ulema Hacı” Süleyman Efendi Recepi, kendisinden elli yaş küçük bir kadınla evlenince ve hakkında başka söylentiler olunca geçen ay görevinden alınmıştı. Ama anlaşılan burada yine değişen bir şey yok.

 “BAŞKA GÖRÜŞLERİ DIŞLAYAN BİR SİSTEMDEN NE BEKLENEBİLİR Kİ?”

İslam Dini Birliği’ne vekâleten getirilen Şakir Fetahu, 30 Mayıs’ta yaptığı basın toplantısında şu açıklamalarda bulunmuş. ‘Kuzey Makedonya İslam Birliği, ülkede ve yurt dışındaki Müslümanların dini yaşamını organize eden tek kurumdur. İslam Birliği faaliyetlerini, Kuran’a, sünnete, kendi tüzüğüne, hukuki fiiller ve Dini Topluluk ve Dini Grupların Yasal Konumu Kanunu’na dayandırmaktadır.’ Kafa aynı kafa, düşünce aynı düşüncedir. Zaten Şakir Fetahu da, Süleyman Efendi Recepi’nin yanında yetişmiş bir isimdir. “Kuran, Sünnet, tüzük…” Yani yıllar yılı ülkemizde olduğu gibi, resmi Sünni İslam inancı dayatmalarına devam eden, gücünü hoşgörü ve anlayıştan değil de, işine geldiği gibi kullandığı “kanundan, kitaptan” alan, başka görüşleri dışlayan bir sistemden ne beklenebilir ki? Bu kafalar birliğe, beraberliğe hizmet edebilir mi?”

Şimdilik Makedonya’da devlet nezdinde Bektaşiler adına değişen bir şey olmadığını belirten Yazar Ayhan Aydın, olayların takipçisi olacaklarını kaydetti.

PİRHA/ İSTANBUL

 

Bir Cevap Yazın