Pir Kete: Koronavirüsün etkisi ile küresel düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kaldık-VİDEO

0
134

PİRHA-Pir Zeynel Kete, koronavirüs salgını sürecine ilişkin, küresel ve toplumsal düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kalındığına ve korku yaratmaya çalıştığına dikkat çekerek, “Biz de buna inat bu dönemde duyu organlarımızı daha fazla canlandırdık. Neremize vuruyorlarsa oramızı canlandırmaya çalıştık” dedi.

Haberin videosu

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Sekreteri ve Şeyh Çoban Ocağı evladı Pir Zeynel Kete, koronavirüs salgını sürecinde yaşamına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

Kete, küresel ve toplumsal düzeyde bir kuşatılmışlıkla karşı karşıya kalındığını ve kapitalist uygarlık sisteminin kendini yeniden biçimlendirmeye çalıştığını belirterek, şunları ifade etti:

“Böylesi bir süreç ve korona ile beraber bir korku iklimi yaratıldı. Gerçekten bu korkuyla beraber toplum ve doğa denetlemeye, kontrole gözetim altına alınmaya çalışıldı. Bir bütün toplumu acaba evimize hastalık getirebilir miyiz, iş yerinden eve hastalık taşıyabilir miyim, iş yerinde işinden atılabilir miyim, hakka yürüdüğümüzde cenazemi kendi memleketime, topraklarıma götürebilir miyim, hastalığa bir çare, bir aşı bulunabilirse ben bu aşıya ulaşabilir miyim en önemlisi de mevcut şartlarda ne kadar yaşayabilirim korkusu sardı. Hatta ve hatta izolasyon oldu ve o kadar ileri gidildi ki kendilerine bilim otoritesi diyenler hanenin içerisinde bile, her can bir odada kalsın demeye başladı . Böylesi bir korku atmosferi içerisinde toplum dizayn edilmeye çalışıldı. Duyu organlarımıza çok üst düzeyde vurulmaya çalışıldı.”

“BU SÜREÇTE BİR İLİŞKİ AĞI OLUŞTURDUK”

“Biz de buna inat bu dönemde duyu organlarımızı daha fazla canlandırdık. Neremize vuruyorlarsa oramızı canlandırmaya çalıştık” diyen Kete, sözlerine şöyle devam etti:

“Ne yaptılar önce ellerimize önce dokunmayın dediler. Halbuki uygarlığın gelişmesinde el ile beyin arasında o kadar çok güçlü bir ilişki vardır. Tat almamıza müdahale ettiler, birbirimize yaklaşmamıza müdahale ettiler. Neremize vurdularsa biz bu yönümüzü daha fazla büyütmemiz gerektiğini düşündüm ve organlarımı daha fazla amacına uygun hale getirmek için uğraştım.

Ne yaptım? Uzun süredir toplanmış, yazmış olduğum notlarımı bir araya getirememiştim, Bundan dolayı da arşivimi gözden geçirdim, düzenledim, topladım. Daha fazla yoğunlaştım, yani organlarımı işin nesnesi değil öznesi haline getirmeye çalıştım. Bol bol derinlikli okudum. Gazetelere, dergilere makaleler gönderdim. Televizyon programları yaptım. Özellikle tarih, felsefe, edebiyat sanat ve inançla ilgili çeşitli sosyal medya gruplarından oluşturulan gruplarla duyular üzerine tartışmalarımız ve yoğunlaşmalarımız oldu. Kütüphanemi düzenledim. Yine zaman bulmaktan kaynaklı olarak hane halkıyla daha çok dar, didar oldum. Birbirimizin eksiğini gördük, birbirimize daha fazla nasıl katkı sunabiliriz konusunda düşündük, bu konu ile ilgili de gerçekten zamanı doya doya yaşadık diyebilirim.”

Taliplerine de ulaşmaya çalıştığını söyleyen Kete, “Telefonla aradık bu kriz döneminde bu küresel kaos döneminde gerçekten de birbirimizin nefesini, bu enerjiyi sanal alemde de olsa hissetmemiz gerektiğine inandım. Yani bu dönemlerde bir ses, bir ilişki ağı, bir enerji hattı oluşturduk” dedi.

CEBRAİL ARSLAN/ANKARA

Bir Cevap Yazın