Erdoğan Yalgın – DERSİM’İN GİZEMLİ TARİHİ -1

0
302

“Şeyh Dilo Belincan’ın (Berxécan) Şeceresi ve Kürt Aşiretleri”

Araştırmacı yazar Erdoğan Yalgın, uzunca bir süreden beri Alevilik ve Kürt tarihi üzerinde sözlü ve yazılı araştırmalar yapıyor. Çalışmalarını değişik dergi, gazete ve internet siteleri üzerinden  okuyucusuyla paylaşıyor. Çalışmalarında daha çok coğrafya, dil ve kültürel-inancsal değerler üzerinde yoğunlaşan Yalgın’ın, 1992 yılında yayınlanmış bir de şiir kitabı bulunuyor. Yalgın; tarih -araştırma alanında “Dersim’in Gizemli Tarihi-1” üst başlıklı bu kitabıyla, miladi 1010 yılında yazılmış olan “Şeyh Dilo Belincan’ın (Berxécan) Şeceresive Kürt Aşiretleri” bağlamında, tam 42 tane “Kürt aşiretleri” nin izini sürüyor. Bir yönüyle bu çalışma, Kürt aşiretlerinin vücuda getirdikleri, Dersim merkezli Reya/Raa Heqi inancının (Kürt Aleviliği) kökenine ilişkin farklı edinim izleklerin ipuçlarını açığa çıkarıyor. Umumi görüşle; XIII. yüzyılda başlatılan Ocak yapılanmalarının tarihsel kökleri, bu çalışmayla birlikte, Ebu’ul Vefâ-i Kurdi (925-1017) üzerinden taa X. XI. yüzyıllara kadar gidiyor. Kürt aşiretleri içinde sosoyal-kültürel ve inancsal bir örgütlenmeye işaret eden itikat ocakları, evliyaları ve mitik aktarımları bağlamında, şecereler konusuna da ışık tutuyor. Kitapta işlenen bir diğer konu ise Kürt aşiretlerine ilişkin ezber bozan tezleri kapsıyor. Kitabın hacmi de gösteriyor ki;  Kürt aşiretlerinin tarihsel geçmişi hakkında, belkide ilk defa bu denli kapsamlı bir çalışmayla karşıkarşıyayız! Çünkü bu katapta; Antik “Kürt aşiretleri” nin, Türkoloji çalışmalarında “Türk Obaları” olarak gösterilmesinin ne denli gayri bilimsel olduğu açığa çıkarılıyor. Yine Kürt aşiretlerinin, halk etimolojisiyle  ezberlenmiş anlatılarıyla değil, bilimsel  araştırmalarla aşiretlerin köklü yapılarını, topografik veriler üzerinden haraketle, kendi bağlamında nasıl ele alınması gerektiğini inceliyor.

Aslında küçük bir ansiklopedi niteliğinde olan bu kitap, toplamda 480 sayfadan oluşuyor. Kitapta tamıtamına 228 açıklamalı dipnot yer alıyor. Dipnotlara konu olan başlıklar ise metin arasında geçen kavramsal maddeleri kapsıyor. Antik, Ortaçağ ve yakın tarihimize ait olan sözkonusu dipnot başlıklarının  aktüalize edilmiş yan açıklamaları, kitabı daha anlaşılır kıldığı gibi, okuyucuya tarihi sevdiriyor ve  tarihle ilgilenmeyi aşılıyor. Bu vesileyle kitap, aynı zamanda küçük bir ansiklopediyi andırıyor, diyebiliriz! Kitabın bütünselliği içinde 150’ye yakın yazılı kaynağın yanısıra, 200’e yakın kaynak kişinin adları yer alıyor. Dizin indexinin de bulunduğu kitapta, metin içinde görsel malzemelerin (harita, grafik çizimleri, özel resimler) kullanılmış olması, pragmatik tarih okumalarını kolaylaştırıyor.

Bir Cevap Yazın